Karadeniz Denince Akla Gelen 8 Balık Türü

0

Balıkçılık denince akla ilk gelen denizimiz Karadeniz’dir. Bunun nedeni Karadeniz’in ülkemizin balık üretiminin %70’i gibi büyük bir oranla en fazla balık üretiminin karşılandığı denizimizdir. Kıyı uzunluğu İstanbul ile Artvin arasında 8350 km ve 461.000 km² gibi büyük bir alana sahiptir.

Ne yazık ki ülkemizdeki hatalı avlanmalardan ve çevresel atık faktörlerinden dolayı Karadeniz’de birçok balık çeşidi de yok olma tehlikesi altındadır. İşte şuan üretime en çok destek olan 8 balık türü şunlardır.

 

1. Hamsi

Karadeniz ile şüphesiz en çok özdeşleşen balık hamsidir. Hamsinin anavatanı Karadeniz olsa da Marmara denizinde de yaşamaktadır. Sürü halinde yaşayan hamsi 18 cm boylarına kadar büyüyebilir ve balıkçılık tabiriyle ince balık cinsindendir. Gündüzleri derinde geceleri ise yüzeye yakın yüzdüğü için genellikle gece avlanılmaktadır. Hamsi için ideal sıcaklık olan 18°C – 20°C derece arasında 4 yıla kadar yaşayabilirler.

 

2. İstavrit

Türkiye’de hamsiden sonra en sık tüketilen balık türlerinden biridir. İnce uzun yapısıyla hamsiyi andırsa da hamsiden oldukça büyük boyutlara ulaşabilmektedir. Türkiye’nin tüm denizlerinde farklı cinste istavritler bulunabilmektedir. Boyu 5-10 cm arasındaki istavritlere kıraça, 10-25 cm boyutları arasındakilere ise istavrit denmektedir. İlkbaharın gelmesiyle Marmara denizinden Karadeniz’e göç etmektedir.

 

3. Palamut

Karadeniz’in hamsi ve istavritten sonra en çok üretip tükettiği balık ise palamuttur. Palamut, Karadeniz’de suların ılık ve sıcak olduğu bölgelerinde yaşar. Keskin dişlerinden ve ağız yapısından dolayı etçil bir balıktır. Ülkemizde boyutlarına göre belli isimler verilmiştir. 22 cm kadar olanları kestane palamut’u, 22-28 cm arası olanlara Çingene palamutu, ortalama 28-35 cm arasındakiler palamut, 40 cm boyuna ulaşanlara zindandelen, 45 cm sivri palamut, 55 cm altıparmak, 65 cm üzeri olanlara ise piçuta adı verilmiştir. Balıkçılarımızın yanlış avlanma şekillerinden dolayı 45 cm boyutlarından üstte olan palamutları bulabilmek mümkün değildir.

 

4. Lüfer

Karadeniz’in en hırçın balığı lüferdir. Etçil olan lüfer ince yapılı balık sürülerinin içine dalarak avlanmayı severken, kendinden büyük balıkları da ağız yapısı ve iri sivri dişleriyle büyük ısırıklar alarak yiyebilmektedir. Sığ sularda ve kayalık bölgelerde gizlenerek avlanabileceği yerlerde yaşamayı sever. Ayrıca yumurtalarını da bu kayalık bölgelere bırakır. Yumurtlama döneminde Karadeniz kıyılarına yumurtalarını bırakarak Marmara ve Ege denizi üzerinden Akdeniz’e göç ederler. Palamut gibi lüferin de farklı boyutlarına farklı isimler takılmıştır. Fakat bu takılan isimlerden dolayı ülkemizde adeta farklı boyutlarda bulunan lüferlere farklı basılmışcasına muamele yapılmaktadır. 10 cm ve altına kadar olan lüferlere defneyaprağı, 10-18 cm civarında olanlara çinakop, 18-25 cm arasındakilere sarıkanat, 25-35 cm boyunda olanlar lüfer, 35-50 cm kofana, 50 cm üzerindeki lüferler ise sırtıkara olarak adlandırılmaktadır.

 

5. Mezgit

Denizin dip kısımlarında yaşayan Mezgit Karadeniz ve Marmara’da oldukça sık görülmektedir. 40 cm boyutlarına kadar ulaşabilen bu balık hamsi sürüleriyle avlanmanın yanı sıra dipteki artık şeylerle de beslenebilmektedir. Beyaz eti ve lezzeti ile kolayca ayırt edebileceğimiz mezgit her mevsimde tezgahlarda bulunabilmektedir.

 

6. Tekir

Pembe ve kırmızı pullara sahip oluşuyla barbunya balığı ile karıştırılabilir fakat başında bulunan 2 bıyığı ile kolaylıkla ayırt edilebilir. 15-25 cm arasında yetişkin diyebileceğimiz tekir, bu dönemde de yumurtlamak için kıyı bölgelere gelmektedir. Ayrıca barbunyadan ayıran diğer özellikleri ise baş kısmının oval olması ve yüzgeçlerinde bulunan siyah noktalardır.

 

7. Kalkan

Yassı yapısıyla diğer balıklardan hemen ayırt edilebilir. 20-70 metre derinliklerde kumluk bölgelerde yaşayan kalkan, mikroskobik boyutta olan planktonlar ve yengeç gibi çeşitli deniz kabuklularıyla da beslenebilmektedir. Yassı yapısının yuvarlak yada oval olmasından dolayı pisi balığından kolaylıkla ayırt edilmektedir. Pulsuz deri yapısına sahiptir ve 50-70 cm boylarına ve 20 kg ağırlığa ulaşabilirler.

 

8. Kolyoz

Yapısı nedeniyle füze olarak da adlandırılan Kolyoz’un diğer balıklara göre en farklı özelliği yetişkin kolyozlarda baş derisinin çok ince olmasından dolayı beyninin gözükmesidir. Karadeniz’de ortalama 15-25 cm boylarında olanları sıkça görülse de diğer denizlerimizde 50 cm boylarına kadar ulaşan kolyozlara da rastlanılmaktadır. Kolyoz daha çok salamura olarak tüketilmektedir.

Paylaş

Yorum bırakın